

5. Aşağıda Sevinç Çokum’un Rozalya Ana adlı hikâyesinden bir parça verilmiştir.
Hele Rozalya için zaman neydi ki... Yetişeceği bir şey değildi artık zaman... Gençliği ötede kalmıştı. Bir trenden el ediyordu; arkadan sıkma başörtüsü, duru yüzü, çekme gözleri, hüzünle bükülü dudaklarıyla...
Tren sarsılarak pamuk tarlalarının arasından geçiyordu... Ve sarı toprağın ötesinde bir yerde kara bir nokta olarak kayboluyordu. Gençliği buydu ne zaman hatırlasa...
Bu parçada sözü edilen kişinin "zaman" algısını bir örnek üzerinden yorumlayınız.