
6. Aşağıda Mustafa Kutlu'nun Bir Saatlik Telâki adlı hikâyesinden bir parça verilmiştir.
Serin karanlıkta uzun zaman nefesimi tuttum, bekledim. Sessizlik vardı, derin koyu bir sessizlik... Yalnız arada iki üç yağmur damlası düşüyordu, o kadar. Saçaklardan birinin altında dizlerim karnıma çekili, pardösüme gömülmüş duruyordum... Raylar sakin, çelik şeritlerini uzatmış, yağmurdan cilalı pırıl pırıldılar.
Işıklar elektrik direklerinin ucunda titrek kımıltılarla uzaklara kadar gidiyorlar.
a) Bu parçadaki altı çizili sözcüğün parçadaki anlamını yazınız.
b) Bu sözcüğü "içten gelen" anlamına gelecek biçimde bir cümlede kullanınız.