

4. Aşağıda Rasim Özdenören'in Balkondaki Fısıltı adlı hikâyesinden bir parça verilmiştir.
Ne zaman ona doğru elimi uzatsam elim boşlukta kalıyor. Her günüm Cuma oluyor. Her Cuma ona selamımı gönderiyorum. Yılmadan, yılgınlığa düşmeden. Boşluğa bırakılmış bir selam gene de muhatabını bulur mu diye kaygılandığım olmuyor değil. Ancak ben, bana düşeni yapıyorum. Bana düşen ona selamımı göndermek.
Bu sabah karşılaştım onunla.
Arkamdan, duyulmayacak kadar uzak fısıltı... Bu fısıltıyı ancak bir kedi işitebilir, bir de kulak zarı onun sesine ayarlanmış olarak duran âşığın kulağı…
— Merhaba…
Bu parçanın üslubuna yönelik iki özelliği ve bu özelliklerin parçanın anlatımına katkısını yazınız.