

3. Aşağıda Selim İleri’nin Gelinlik Kız adlı hikâyesinden bir parça verilmiştir.
Bir gün olağanüstü bir şeyle karşılaştık İncilâ ablalarda. Nuhbe Hanımlara annemle benden başka misafir gelmezken ilkyaz öğleden sonrasında, genç ve yakışıklı bir adam, taşlıktaki masayı çevreleyen iskemlelerden birine oturmuş, kahve içiyordu… Genç adamın saçlarından bir demet alnına dökülmüştü.
İffet Hanım annemi karşıladığında o da ayağa kalktı. (...) İncilâ abla ibrişimleri, elvan iplikleri topluyordu telaşla. "Kusura bakmayın." dedi anneme.
"Biz yabancı mıyız, İncilâ?
"Cahit" dedi İffet Hanım. "Tanıyacaksın Süheyla, Hasan amcayla Kâmran yengenin oğlu. Annem gülümsüyordu. Hasan amcayla Kâmran yengenin adlarını ilk kez işitiyordum.
"Mühendis çıkmış bu sene Cahit. Binbir güçlükle arayıp bulmuş burasını sağ olsun." Ben hemen mühendis olmaya karar veriyordum. Genç adam, hemen benim Cahit abim oluyordu ve ben, büyüyünce tıpkı ona benziyorum. Geniş omuzlu, uzun boylu, insanın elini sıkarken güvenç veren. Cahit abi saygıyla annemin elini sıktı. Benim de... Galiba hayatımda alaysız elimi sıkan birinci insandı o.
Bu parçanın anlatıcısı olan kahramanın kişilik özelliklerine dair bir çıkarımınızı yazınız.