

4. Aşağıda Rasim Özdenören'in Balkondaki Fısıltı adlı hikâyesinden bir parça verilmiştir. Ne zaman ona doğru elimi uzatsam elim boşlukta kalıyor. Her günüm Cuma oluyor. Her Cuma ona selamımı gönderiyorum. Yılmadan, yılgınlığa düşmeden. Boşluğa bırakılmış bir selam gene de muhatabını bulur mu diye kaygılandığım olmuyor değil. Ancak ben, bana düşeni yapıyorum. Bana düşen ona selamımı göndermek. Bu sabah karşılaştım onunla. Arkamdan, duyulmayacak kadar uzak fısıltı... Bu fısıltıyı ancak bir kedi işitebilir, bir de kulak zarı onun sesine ayarlanmış olarak duran âşığın kulağı… — Merhaba… Bu parçanın üslubuna yönelik iki özelliği ve bu özelliklerin parçanın anlatımına katkısını yazınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Parçada kısa, kesik cümleler kullanılmış ("Yılmadan, yılgınlığa düşmeden.", "Bu sabah karşılaştım onunla."). Bu, anlatıma akıcılık ve duygusal bir yoğunluk katar; okur kahramanın iç sesini dinliyormuş gibi olur.
2. Birinci kişi ağzından, iç konuşmaya dayalı samimi ve şiirsel bir dil vardır; "Her günüm Cuma oluyor", "boşluğa bırakılmış selam" gibi mecazlar kullanılmıştır. Bu, âşığın özlemini ve beklentisini etkili biçimde hissettirir.
3. Üç nokta ile yarım bırakılan cümleler ve fısıltı imgesi, anlatılmayanı okurun hayal gücüne bırakarak gizemli bir hava oluşturur.
Cevap: a) Kısa, yalın ve kesik cümleler: anlatıma akıcılık ve duygu yoğunluğu katar. b) Birinci kişili, şiirsel ve mecazlı anlatım (iç konuşma): kahramanın özlemini samimi ve etkileyici biçimde yansıtır. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Sadece özelliği yazmak yetmez; her özelliğin anlatıma katkısını da açıklamalısın.