
Sıra Selviler Caddesi’nde, eski bir apartmanda bulunan doktor muayenehanesinden - - - - çıkan Ferit Cevdet Bey, hızlıca siyah ressam beresini başına taktı. Sağ kolunda tuttuğu, eskimeye yüz tutmuş bej pardösüsünü sırtına geçirdi. Ceketinin iç cebinden özenle katlanmış bordo fularını çıkarıp boynu na bağladı. Devrek bastonunu koltuğunun altına sıkıştırarak, - - - - içinde, yaşından beklenmeyecek çeviklikte merdivenlerden hızlıca aşağı indi. Kendini dışarı attı; gökyüzüne baktı, yağmur çiseliyordu. Derin bir nefes aldı ve kendi kendine, “- - - -, Ferit Cevdet.” dedi. Yuvarlak cam çerçeveli gözlüğünü mendiliyle silip tekrar taktı. Yağmura aldırış etmeden Taksim Meydanı yönüne yürümeye başladı. Eski İstanbul beyefendilerine yaraşır giyimi ve tavırlarıyla, caddede etrafından geçenlerin - - - -. Bu metinde boş bırakılan yerlere aşağıdakilerin hangisinde verilenler sırasıyla getirilemez? Basit bir ağrıyı önemsememenin sağlığını bu kadar etkileyebileceği ni bilemezdin / takdirini kazanıyordu
- A) düşünceli bir hâlde / hayret / Bunu da atlatacaksın diye söyle miştim ben sana /
- B) ferahlamış / neşe /
- C) fırlayarak / panik / Şimdi Gülhane’de bir keyif kahvesi içebilirsin / hışmına uğruyordu İnsan dünkü randevuyu bugün zannederse muayene olamaz tabi / dikkatini çekiyordu
- D) surat asarak / hayıf / gözünü kamaştırı yordu
Cevabı göster
Doğru cevap: A) düşünceli bir hâlde / hayret / Bunu da atlatacaksın diye söyle miştim ben sana /