
1. Aşağıda Hüseyin Tuncer’in Bahattin Karakoç ile Şiir Üzerine adıyla yaptığı mülakatttan bir parça verilmiştir. İlkyazda adlı şiir kitabınızda şiir poetikanızı belirtirken “soylu şiirden” yana olduğunuz gözleniyor. Bunu ana çizgileri ile belirtmeniz mümkün mü? Ağırlıkları ve işçilikleri aynı ama birinin ayarı 18, ötekinin ayarı 24 olan iki altın bileziğin değerleri aynı olabilir mi? Şüphesiz ki altının değeri saflığı ile orantılıdır. Soylu şiir de saf altın bilezik gibidir. Bir rahmettir, gönül topraklarını beslemek için yağar. Bir kanat sesidir, ruhun ilahi bir musikiye susadığı zaman duyulur. Renkli bir ışık cümbüşüdür, sessizliğin ululaştığı saatlerde başlar. Soylu şiir tek başına bir hayattır, bir medeniyettir, aşılması mümkün olmayan bir atmosferdir, haramın geçemeyeceği bir dar kapıdır, aşkta tam teslimiyet ve secdede ebedî diriliştir. Benim teşhisim bu; benim sevdam kıraç toprakları gül bahçelerine çeviren, kırık gönülleri gökçe düşlerle bağlayan, sevgiyi, şefkati, merhameti bir ışık yağmuru yapan ve kutsal duvağının altından sesli sessiz zikirle bütün kâinatı bir ışık odaktan seyrettirmeye adanan soylu şiirdir. Bu parçanın üslup özelliklerinden birini yazınız. Bu özelliğin parçanın anlatımına katkısını açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Parçada "soylu şiir" soyut bir kavramdır; yazar onu sürekli benzetmelerle anlatıyor.
2. Örnekler: "Soylu şiir de saf altın bilezik gibidir", "Bir rahmettir, gönül topraklarını beslemek için yağar", "Bir kanat sesidir", "Renkli bir ışık cümbüşüdür", "haramın geçemeyeceği bir dar kapıdır".
3. Ayrıca soruyla başlayan bir giriş ("... değerleri aynı olabilir mi?") ve şiirsel, imgeli bir dil kullanılıyor.
Cevap: Üslup özelliği: Benzetme (teşbih) ve mecazlarla örülü, şiirsel ve imgeli bir dil kullanılmıştır. Katkısı: Soyut olan "soylu şiir" kavramı somutlaşır, okurun zihninde canlanır; anlatım etkileyici, akıcı ve duygusal bir hâl alır. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Özelliği yazdıktan sonra mutlaka parçadan bir örnek göster ve katkısını ayrıca açıkla.