
2. Medeniyetler arası etkileşim hem aynı dönem medeniyetleri hem de önceki medeniyetlerden etkilenme şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Örneğin İslam âlimleri, başta Eski Çağ olmak üzere kadim medeniyetlerin bilgi birikimini incelemiş ve bunları yeniden yorumlayarak ortak dünya mirasına sunmuşlardır. İbn Sina, Bîrûnî, Harezmî gibi ilim insanları Abbasiler Devri’nde bilimsel gelişmelerin öncüleri olmuşlardır. Nitekim Fârâbî’ye “Muallim-i Sânî” yani ikinci muallim denilmesinin sebebi, birinci muallim olarak kabul edilen Aristo’nun eserlerini yeni bir bakış ile dünya medeniyetine kazandırmasıdır. Diğer taraftan Batı dünyası da İslam dünyasındaki bilgi ve birikimden istifade ederek bugünkü medeniyetlerini inşa etmişlerdir. Nitekim İbn Sina’nın “el Kanun fi’t-Tıp” adlı eseri Latinceye çevrilerek XVII. yüzyıl ortalarına kadar Avrupa’daki tıp fakültelerinde okutulmuştur. Başta Latince, İbranice, Farsça, Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca olmak üzere birçok dile çevrilen bu eser farklı coğrafyalarda yayımlanmıştır.
Orta Çağ’da İslam medeniyeti ve Batı medeniyeti arasındaki bu etkileşim dünya uygarlığına nasıl bir katkı sağlamıştır? Açıklayınız.