
3. Bir ikindi saati, Divanyolu’na doğru gezmeye çıktım. Dalgındım, daha doğrusu hastaydım. Bir müddetten beri Darülfünun gençleri arkadaşlarımla beraber ziyaret ettiğim türbeleri, camileri, İstanbul’un his ve hayal veren o tarih ve sanat köşelerini birer birer tekrar dolaşıyordum. Karşıma bir Yunan otomobili çıktı, içinde Yunan zabitleri vardı. Önünde küçük bir Yunan bayrağı sallanıyordu. İçimdeki keder yakıcı bir hâl aldı. Divanyolu ve bir Yunan otomobili... Bu ne yaman, ne korkunç bir manzaraydı! Divanyolu, İstanbul’un üzerinden asırlarca tarih akmış olan bir caddesidir. Rumeli gazalarına giden orduların muzaffer alayları, bu caddeden dönüp İstanbul'a girerdi. Divanyolu ve bir Yunan otomobili… Gözlerimin gördüğüne kalbim nasıl tahammül edebilirdi?..
Bu parçada öne çıkan anlatım biçimlerini parçadan örnek vererek yazınız.