
4. Azıcık ferahladı. Sezdiğini düşünmeye başladı. Bu; tabiatın, ilmin, irfanın ötesinde bir hakikatti. Evet, işte “Kızılelma!” … Ne olduğunu sanki biliyor fakat söyleyemiyordu. Hâlbuki vezirler, kazaskerler, beylerbeyi… Hayır, hiçbir şey sezmiyorlardı. Birisinin lafı ötekininkine uymuyordu. Kimi Çin, kimi Hint, kimi Sint, kimi Viyana, kimi Roma, diyordu. Kızılelma bunlardan hiçbiri değildi! İçinden: — Belki hepsinden daha kıymetli bir yer, dedi. Bu parçanın anlatıcısı ve bakış açısını yazınız. Bu bakış açısının parçadaki işleviyle ilgili görüşlerini zi açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Anlatıcı olayların içinde yer almıyor; "ferahladı, düşünmeye başladı, söyleyemiyordu" gibi üçüncü kişili fiiller kullanıyor.
2. Anlatıcı kahramanın içinden geçenleri, sezdiklerini, düşüncelerini biliyor; bu, her şeyi bilen anlatıcıdır.
3. Bu bakış açısının metne katkısını düşün.
Cevap: Anlatıcı üçüncü kişi anlatıcıdır; bakış açısı ilahi (hâkim, her şeyi bilen) bakış açısıdır. Bu bakış açısı sayesinde anlatıcı, kahramanın (padişahın) iç dünyasını, kafasındaki "Kızılelma" düşüncesini ve sezgilerini okura aktarabilmiştir. Böylece okur, kahramanın kimseyle paylaşmadığı duygu ve düşüncelerini öğrenir; diğer devlet adamlarıyla onun arasındaki fark da açıkça ortaya konur. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Anlatıcı karakterin "içinden" geçenleri biliyorsa bakış açısı ilahidir; sadece görüleni anlatsaydı gözlemci olurdu.