
1953 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Eşref Armağan, görme yetisi olmadığı ve hiçbir sanat eğitimi almadığı hâlde boyut ve perspektifi (eşya ve nesnelerin uzaktan görünüşü) kullanarak resim çizebiliyor. Sanatçı, çocukluğundan beri vazgeçemediği bu sanat dalında kendisini öyle geliştirmiş ki nesneleri âdeta dokunarak görüyor. Bu özelliğinden dolayı beyin yapısı Harvard Üniversitesinde incelenmiştir. Resimleri Amerika, Çin, İtalya gibi birçok ülkede sergilenen ünlü ressam belgesellere de konu olmuştur. Dünyanın en ünlü bestecisi ve piyanisti olarak kabul edilen Beethoven, Almanya’nın Bonn şehrinde fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Para kazanmak için küçük yaşta piyano çalmaya başladı. 1792 yılında Viyana’ya giden ve burada klasik müziğin ünlü ismi Joseph Haydn ile çalışma imkânı bulan Beethoven, Haydn’ın da yardımıyla müziğe olan yeteneğini keşfetti. 1801 yılında duyma kaybı yaşamaya başlayan ünlü besteci, duyma yetisini yıllar içinde kaybetse de müzik sevgisini hiç kaybetmedi. Hatta en ünlü eserlerinden biri olan 9. Senfoni’yi bestelerken duyma yetisini tamamen kaybetmişti. Aşağıdakilerden hangisi bu metinlerde anlatılan sanatçıların ortak özelliklerinden biri değild
- A) Engelleri aşarak büyük başarılara imza atmış olmaları
- B) Uluslararası bir üne sahip olmaları
- C) Bilimsel araştırmalara konu edilmeleri
- D) Yaptıkları işe tutkuyla bağlı olmaları
Cevabı göster
Doğru cevap: C) Bilimsel araştırmalara konu edilmeleri