
Osmanlı’da komşuluk toplum hayatında ol dukça önemli bir yere sahipti. Mahalledeki bir kapı sadece bir eve değil, bir kalbe de açılıyordu. Herkes birbirini tanır, birbirinin hatrını sorar, iç içe yaşardı. Osmanlı halkı için komşu, akraba kadar yakın ve değerliydi. Komşulardan biri hastalandığında diğerleri yemek yapar, gerekirse ailenin çocukla rıyla ilgilenir ve ev işlerine yardım ederdi. Mahallede düğün olduğunda yaşanan he yecana herkes ortak olurdu. Düğün evinin hazırlıklarına yardım ederler, “düğün ekmeği” denilen özel yiyecekler yaparlardı. Ramazan ayında iftar sofraları paylaşılır, birlikte yemek ler yenirdi; aşure yapıldığında tencereler do lusu aşure mahalledeki bütün komşulara da ğıtılırdı. Ayrıca o dönemde komşuluk hukuku yazılı kanunların üstünde bir değer taşıyordu. Gürültü yapmamak, komşuyu rahatsız ede cek davranışlardan kaçınmak, kapı önünü te miz tutmak komşuluk adabının bir parçasıydı. Komşular arasında bir anlaşmazlık çıktığında mahalle büyükleri tarafından bu anlaşmazlık çözülür, bu sayede mahalledeki herkes karşı lıklı güven ve huzur içinde yaşardı. Bu metne göre, Osmanlı’da komşuluk ilişkileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Yardımseverliğin ön planda tutulduğu
- B) Bireylerin birbirlerinin haklarına saygı duy maları üzerine kurulduğu
- C) Bazı kuralların yazılı kanunlara dayandığı
- D) Toplumsal düzenin devamlılığında önemli rol oynadığı
Cevabı göster
Doğru cevap: B) Bireylerin birbirlerinin haklarına saygı duy maları üzerine kurulduğu