
Türkçenin söz varlığının yeterli olmadığını söyleyen ve bu bakımdan Türkçeyi başka dillerle karşılaştıran dilciler, Türkçedeki anlam çeşitliliğini ve ifade kabiliyetini göremediler. Deyimlerimizdeki zenginlik bile henüz yeteri kadar görülüp anlaşılmış değil. Biz önemsiz bulduğumuz bir lafı, olayı, durumu “incir çekirdeği doldurmamak” deyimiyle anlatırız. Öyle ki sofralarımızı süsleyen incirin çekirdeği gözle zor görülürken onu olağanüstü bir ifade zenginliğine dönüştüren biziz. Bu parçada asıl yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Mecazlı söyleyişlerin eskisi kadar bilinme- mesi
- B) Türkçenin başka dillerle sürekli karşılaştı- rılması
- C) Türkçenin zengin bir anlatıma sahip oldu- ğunun anlaşılmaması
- D) Anlatımda deyim kullanmaya yeterince önem verilmemesi
Cevabı göster
Doğru cevap: A) Mecazlı söyleyişlerin eskisi kadar bilinme- mesi