
3. Aşağıda Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu adlı romanından bir parça verilmiştir Bir sabah, Gülmisal Kalfa beni vapura getirdi. Şahap Efendi, erkenden rıhtıma gelmiş, bizi bekliyordu.
Bu adamın insanlığını dünyada unutamayacağım. Her işimle uğraşmış, gittiğim yerde ineceğim otelin adresine kadar hiçbir şeyi ihmal etmemişti. Şimdi de erkenden, hâlâ sarılı hasta boğazıyla rıhtımın rüzgârı ve rutubeti içinde beni uğurlamaya geliyordu. Bavulumu, yol hediyesi olarak getirdiği küçük bir kutu ile beraber kamarama kendi eliyle yerleştirdi. Tekrar tekrar inip çıkarak kamarotlara tembihler veriyor, yorulup üzülüyordu. Vapur kalkıncaya kadar güvertenin bir köşesinde oturduk.
İnsan, ayrılık saatinde durmadan konuşmalı; nesi varsa söyleyip bitirmeli değil mi? Hâlbuki bu bir saat içinde Gülmisal Kalfa ile belki on çift söz konuşmadık. O, sönük mavi gözleriyle denizi seyrediyor…
Bu roman kesitini diyalog hâlinde yeniden yazınız.
(Yazınız; verilen parçaya ve diyalog tekniğine uygunluk, farklı cümle yapı ve türlerini kullanma, imla ve noktalama kurallarına göre değerlendirilecektir.)