
2. İnsan ve genel olarak her akıl sahibi varlık, şu veya bu isteme için rastgele kullanılacak sırf bir araç olarak değil kendisi amaç olarak vardır ve gerek kendine gerekse başka akıl sahibi varlıklara yönelen bütün eylemlerinde hep aynı zamanda amaç olarak görülmelidir. I. Kant Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi Bu parçadan yola çıkarak Kant’ın ödev ahlakı ile ilgili görüşlerini ilişkili olduğu yüzyıl felsefesindeki probleme değinerek açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Parça, Kant'ın "İnsanı hiçbir zaman sadece araç olarak değil, daima amaç olarak gör." ilkesini anlatır.
2. Kant'a göre ahlaki bir eylem, çıkar, duygu ya da sonuç için değil, yalnızca ödev bilinciyle (iyi niyetle) yapılmalıdır.
3. Ahlak yasası akla dayanır ve koşulsuzdur (kategorik buyruk): "Öyle davran ki davranışın herkes için genel bir yasa olabilsin."
4. Bu görüş 18. yüzyıl felsefesindeki ahlak problemine, yani "evrensel bir ahlak yasası var mıdır?" sorusuna verilmiş bir cevaptır; Aydınlanma'nın akla güvenini yansıtır.
Cevap: Kant'a göre insan akıl sahibi bir varlık olarak kendi başına bir amaçtır ve hiçbir zaman araç olarak kullanılmamalıdır. Ahlaki eylem, sonuçlarına bakılmaksızın, akıldan gelen koşulsuz ahlak yasasına uyma ödevi duygusuyla yapılmalıdır. Kant bu görüşüyle 18. yüzyılda tartışılan evrensel ahlak yasasının olup olmadığı problemine "vardır ve akla dayanır" cevabını verir. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Kant'ta eylemin değeri sonucundan değil, ödev bilinciyle yapılmasından gelir; bunu faydacılıkla karıştırma.