
2. Aşağıda Orhan Hançerlioğlu'nun Toprak adlı hikâyesinden bir parça verilmiştir.
Toprak kurumuş... Yağmur yağmazsa buna saban demiri işlemez gayrı. Kayaları bile delerdim bu öküzle, bu toprağı delemiyorum. Ama o, aylarca evvel söylememiş miydi? Topraktan fayda yoktu artık.
Emmioğulları kasabada birer dükkân açmışlar, koyun pöstekisi topluyorlardı. Kazançları da rahatları da yerindeydi. Hem kasabalık yer köye benzer miydi hiç? Akşamları pırıl pırıl ışıklar yanıyor, çeşmelerden gürül gürül sular akıyordu. Üstelik emmioğulları, onu işlerine ortak etmek için çağırmışlardı da “Rençperin işi, iğne ile kuyu kazmaya benzer.” demişlerdi. “Ne kadar gayret etsen sonunu bir türlü bulamazsın, dolap beygiri gibi çalışması da caba... Ama ticaret öyle mi ya?" Bu parçada kullanılan anlatım biçimlerinden birini belirleyiniz. Belirlediğiniz anlatım biçiminin işlevini parçadan hareketle açıklayınız.