
2. Aşağıda Orhan Hançerlioğlu'nun Toprak adlı hikâyesinden bir parça verilmiştir. Toprak kurumuş... Yağmur yağmazsa buna saban demiri işlemez gayrı. Kayaları bile delerdim bu öküzle, bu toprağı delemiyorum. Ama o, aylarca evvel söylememiş miydi? Topraktan fayda yoktu artık. Emmioğulları kasabada birer dükkân açmışlar, koyun pöstekisi topluyorlardı. Kazançları da rahatları da yerindeydi. Hem kasabalık yer köye benzer miydi hiç? Akşamları pırıl pırıl ışıklar yanıyor, çeşmelerden gürül gürül sular akıyordu. Üstelik emmioğulları, onu işlerine ortak etmek için çağırmışlardı da “Rençperin işi, iğne ile kuyu kazmaya benzer.” demişlerdi. “Ne kadar gayret etsen sonunu bir türlü bulamazsın, dolap beygiri gibi çalışması da caba... Ama ticaret öyle mi ya?" Bu parçada kullanılan anlatım biçimlerinden birini belirleyiniz. Belirlediğiniz anlatım biçiminin işlevini parçadan hareketle açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Parçada birden fazla anlatım biçimi var: betimleme, öyküleme ve iç konuşma. Birini seçip işlevini metinden örnekle açıklaman yeterli.
2. Betimleme: "Akşamları pırıl pırıl ışıklar yanıyor, çeşmelerden gürül gürül sular akıyordu." cümlesinde kasaba göz önünde canlandırılıyor.
3. İşlevi: Kuraklık çeken köy ile ışıklı, sulu kasaba arasında karşıtlık kurar; kahramanın kasabaya duyduğu özlemi ve köyden kopma isteğini okura hissettirir.
Cevap: Betimleme. "Pırıl pırıl ışıklar yanıyor, çeşmelerden gürül gürül sular akıyordu" cümlesiyle kasaba okurun gözünde canlandırılır; böylece kurumuş köy toprağı ile bolluk içindeki kasaba karşılaştırılır ve kahramanın köyden ayrılma isteği güçlenir. (Öyküleme ya da iç konuşma da gerekçesiyle doğru kabul edilir.) Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Anlatım biçimini sadece adlandırmak yetmez; parçadan bir cümleyle işlevini göstermelisin.