
3. Paris’e giden Osmanlı heyeti ve İtilaf Devletleri arasında 10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşması imzalandı. Ancak Sevr Antlaşması Mebusan Meclisi tarafından onaylanmadığı için hukuken geçersiz sayılmış, Millî Mücadele’nin başarıya ulaşması ile de uygulanabilirliğini fiilen kaybetmiştir. Sevr Antlaşması’nın bazı maddelerine aşağıda yer verilmiştir. • İstanbul ve çevresi Osmanlı Devleti’ne bırakılacak ancak antlaşma hükümlerine uyulmazsa İstanbul Osmanlı Devleti’nden alınacak. • Arap toprakları, İngiltere ve Fransa’nın mandası altına alınacak. • Doğu Trakya ve Batı Anadolu Yunanistan’a verilecek. • Antalya, Muğla, Aydın ve Afyon İtalyan nüfuz bölgesi olacak. • Rodos ve On İki Ada İtalyanlara, diğer Ege Adaları Yunanlara bırakılacak. • Mardin, Urfa, Antep Fransa’ya kalacak; Adana’dan Kayseri ve Sivas’ın kuzeyine kadar olan bölge Fransız nüfuzuna dâhil edilecek. • Boğazlar, Osmanlı Devleti’nin üye olmadığı “Boğazlar Komisyonu” adlı uluslararası bir örgütün yönetimi altında ve bütün devletlerin gemilerine açık olacak. • Osmanlı silahlı kuvvetlerindeki asker sayısı en çok 50.700’e çıkarılabilecek ve deniz gücü sınırlandırılacak. • Kapitülasyonlardan tüm İtilaf Devletleri yararlanacak ve Osmanlı Devleti savaş tazminatı ödeyecek. • Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesi yürürlükte kalacak. Osmanlı Devleti’nin bu antlaşmayı uygulaması hâlinde karşılaşacağı olumsuz durumları değerlendiriniz.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Maddeleri toprak, egemenlik, askerlik ve ekonomi başlıklarına ayır.
2. Toprak: Doğu Trakya, Batı Anadolu, Güney ve Güneydoğu Anadolu paylaşılıyor. Osmanlı'ya yalnızca Orta Anadolu'da küçük bir alan kalıyor.
3. Egemenlik: İstanbul tehdit altında, Boğazlar uluslararası komisyona bırakılıyor. Mondros'un 7. maddesiyle her yer işgal edilebilir.
4. Askerlik ve ekonomi: Ordu 50.700 kişiyle sınırlanıyor, kapitülasyonlar genişliyor, savaş tazminatı ödenecek.
Cevap: Antlaşma uygulansaydı Osmanlı Devleti topraklarının büyük bölümünü kaybedecek, Anadolu'da küçük bir bölgeye sıkışacaktı. Boğazlar ve İstanbul üzerindeki egemenliği ortadan kalkacak, siyasi bağımsızlığını yitirecekti. Ordusu kendini savunamayacak kadar küçültüleceği için askerî açıdan güçsüz kalacaktı. Kapitülasyonlar ve savaş tazminatı yüzünden ekonomik bağımsızlığı da sona erecekti. Kısacası Türk milleti tam bağımsızlığını kaybedip yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktı.
Dikkat: Değerlendirmede siyasi, askerî ve ekonomik sonuçların her birine ayrı ayrı değin.