
4. Kerem bir türlü dağdan gözünü ayıramıyordu. Yarım saat içinde ne değişiklikler olmuştu! Dorukları apaydın lık dağı, karanlık bulutlar sarmıştı birden. Ona baktıkça Kerem’in gönlü bir daralıyor bir açılıyordu. Dilinden ozanların dağ üstüne söyledikleri geçti. Yeterince dertli Kerem daha da karamsarlaştı. Yağmur öncesinde gök gürler de dünya nasıl oynar yerinden, nasıl savrulur, öyle oldu. Kerem, sazını eline aldı; içinin fırtınasını dindirdi. Bu parçadaki fiilimsileri belirleyerek türlerini yazınız. Bu fiilimsilerden birini farklı bir cümlede kullanınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Fiilimsiler fiillerden türeyip isim, sıfat ya da zarf görevinde kullanılan kelimelerdir.
2. "Ona baktıkça Kerem'in gönlü..." cümlesindeki "baktıkça" -dıkça ekiyle yapılmış, fiili zaman yönünden niteleyen zarf-fiildir.
3. "Ozanların dağ üstüne söyledikleri geçti" cümlesindeki "söyledikleri" -dık ekiyle yapılmış sıfat-fiildir; burada isim yerine kullanıldığı için adlaşmış sıfat-fiildir.
Cevap: baktıkça: zarf-fiil; söyledikleri: sıfat-fiil (adlaşmış). Örnek cümle: "Kitap okudukça dünyaya bakışım değişiyor." ("-dıkça" ekli zarf-fiil) Benzer cümleler de doğru kabul edilir.
Dikkat: "daralıyor", "savrulur" gibi kip ve kişi eki almış kelimeler çekimli fiildir, fiilimsi değildir.