
5. Sen benim için en bilgili demişsin. Bunun üzerine bilgisi ile ün almış birine gittim, kendisine iyi baktım. Adı gerekmez, denemek için seçtiğim bu kişi devlet işleriyle uğraşır. Vardığım sonuç şu oldu: Bu kişi çok kim selere ve hele kendisine bilgin gözüküyor ama gerçekte hiçbir bilgisi yok. Bunun üzerine kendisini bilgin sandığını, gerçekte ise olmadığını anlatmaya çalıştım. Bunun sonucu onun da üstelik orada bulunup beni dinleyen birçok kimsenin de düşmanlığını kazanmam oldu. Yanından ayrılırken kendi kendime dedim ki: Doğrusu belki ikimizin de iyi, güzel bir şey bildiğimiz yok; gene de ben ondan bilgiliyim çünkü o hiçbir şey bilmediği hâlde bildiğini sanıyor; ben ise bilmiyorum ama bildiğimi de sanmıyorum. Daha doğrusu bilmediği mi bilmiyorum, demek ki ondan biraz daha bilgeyim. Bu metinden hareketle Sokrates’in bilgi ve erdem arasında kurduğu ilişkiyi MÖ 6-MS 2. yüzyıl felse fesinin karakteristik özellikleri ile ilişkilendirerek açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Metinde Sokrates, bildiğini sanan ama bilmeyen biriyle karşılaşır ve "bilmediğimi biliyorum" der; doğru bilgiye ancak sorgulayarak ulaşılır.
2. Sokrates'e göre bilgi ile erdem aynıdır: İyiyi bilen kötülük yapmaz; kötülük bilgisizlikten kaynaklanır.
3. Bu, MÖ 6.-MS 2. yüzyıl felsefesinin özellikleriyle bağlantılıdır: Bu dönemde akıl ve sorgulama ön plandadır; felsefe doğadan insana yönelmiş, ahlak ve bilgi problemleri tartışılmaya başlanmıştır.
4. Sokrates sofistlerin göreceliğine karşı herkes için geçerli, evrensel bir bilgi ve ahlak arar.
Cevap: Sokrates'e göre erdem bilgidir; doğruyu ve iyiyi bilen insan erdemli davranır, kötülük ise bilgisizliktir. Bu görüş, dönemin akla dayanan, sorgulayıcı ve insanı merkeze alan felsefe anlayışını; evrensel doğru bilgi arayışını yansıtır. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Bilgi-erdem ilişkisini açıklamakla yetinme, dönem özelliğine (akılcılık, insana yönelme) de mutlaka değin.