
5. John Stuart Mill’e göre insan zihni gözlemlediği dünyadan genellemelere ulaşma eğilimindedir. Tümevarım, bu zihinsel eğilimin bir tezahürüdür ve tekil olaylardan genel ilkelere ulaşmamızı sağlar. Fakat bu süreç, yalnızca doğru gözlemlerle desteklendiğinde güvenilir sonuçlar üretir. Tümevarım, doğanın bir düzen içinde hareket ettiği varsayımına dayanır. Yani doğada belli sebeplerin belli sonuçlar doğurduğu ve bu sebep-so nuç ilişkilerinin evrensel olduğu kabul edilir. Bu düzenlilik, insanlığın bilimi geliştirmesinde en önemli fak törlerden biridir. Ancak tümevarımın doğasında bir belirsizlik de yatar: Geçmişte her zaman doğru çıkan bir genellemenin gelecekte de doğru olacağına dair kesin bir güvence yoktur. Buna rağmen tümevarım, tüm bilimlerin temelini oluşturan en güçlü araçlardan biridir. Tümevarım doğru kullanıldığında bizi olguların ar dındaki yasaları anlamaya götürür ve evrendeki düzenliliği keşfetmemize olanak tanır. Bu parçada sözü edilen akıl yürütme türü ile ilgili problemleri bir örnek üzerinden açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Parçada sözü edilen akıl yürütme tümevarımdır: Tek tek gözlemlerden genel bir yargıya ulaşılır.
2. Problem: Gözlemler ne kadar çok olursa olsun, genellemenin gelecekte de doğru olacağı kesin değildir; sonuç ancak olası (muhtemel) bilgidir.
3. Ayrıca tümevarım doğanın düzenli olduğu varsayımına dayanır ve gözlemler hatalıysa sonuç da hatalı olur.
Cevap: Tümevarımın problemi, sonuçlarının kesin değil olasılıklı olmasıdır. Örneğin yüzyıllarca Avrupa'da görülen bütün kuğular beyaz olduğu için "Bütün kuğular beyazdır." genellemesi yapılmıştır. Ancak Avustralya'da siyah kuğular görülünce bu genelleme çürümüştür. Demek ki geçmişteki gözlemler, gelecekte aynı sonucun çıkacağını garanti etmez. Ayrıca gözlemlerin eksik ya da hatalı olması da yanlış genellemelere yol açar. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Örneğin, tekil gözlemlerden genel sonuca ulaşıp sonra bir istisnayla yanlışlanan bir genelleme olmalı.