
4. Köyde yaşayan Hatice teyze, bir süredir öksürük ve hâlsizlikten şikâyetçiydi. Köylüler, ona, doktora gitmesi ni tavsiye ettikçe Hatice teyze hep aynı cevabı veriyordu: “Kaderimde ne varsa o olur. Her şey Allah’tan ge lir, doktora gitmeye gerek yok.” Hatice teyzenin komşusu Zeynep, bu durumu gördükçe üzülüyordu. Bir gün Zeynep, Hatice teyzeyi ziyarete gitti. Ona “Teyze, hastalığın kaderinde olabilir ama Allah tedavi yollarını da bizim için yarattı. Doktora gitmek, ilaç almak da kaderimizin bir parçası olabilir değil mi?” dedi. Hatice teyze, biraz duraklayarak “Ama Allah ne derse o olur, çabalasam da boşuna.” diye yanıtladı. Hatice teyzenin bu anlayışını kader ile ilgili kavramlarla ilişkilendirerek açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Kader, Allah'ın her şeyi önceden bilip belirlemesidir. Ama Allah insana irade (seçme gücü) vermiş ve onu yaptıklarından sorumlu tutmuştur.
2. Tevekkül, gereken tedbiri alıp elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmaktır.
3. Hatice teyze tedavi için hiçbir çaba göstermeden "kaderimde ne varsa o olur" diyor. Bu, kaderi yanlış anlamak ve tevekkülü tembelliğe çevirmektir.
Cevap: Hatice teyzenin anlayışı yanlıştır. Kader, insanın iradesini ve sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Allah hastalığı da şifayı da yaratmıştır; tedavi olmak için doktora gitmek insanın sorumluluğudur. Doğru tevekkül, önce tedavi için gereken her şeyi yapmak, sonra sonucu Allah'a bırakmaktır. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Tevekkül "hiçbir şey yapmadan beklemek" değildir; önce tedbir, sonra tevekkül gelir.