
2. Fiziksel varlık olarak insan, bütün öteki nesneler gibi değişmeyen kanunlarla yönetilir. Zeki varlık olarak ise Tanrı’nın koyduğu kanunları durmadan bozar, kendi koyduğu kanunları da durmadan değiştirir. İnsanın kendini yönetmesi gerekir ama sınırlı bir kişidir o, bütün sınırlı zekâlar gibi bilgisizliğe ve yanlışa düşer, kafasındaki zayıf bilgileri de yitirir. Duygulu yaratık olarak da binbir tutkuya kaptırır kendini. Böyle bir varlık olarak kendini yaratanı her an unutabilir, Tanrı bu yüzden ilahi kanunlarla onu kendine çağırır. Tanrı’yı unutan duygulu bir varlık olarak insan her an bizzat kendini de unutabilir, filozoflar da ortaya attıkları ahlak kanunlarıyla bunun böyle olabileceğini ona duyururlar. Toplumda yaşamak için yaratılmış olan insan, başka insanları unutabilir; kanun koyucular da ortaya attıkları siyasi ve medeni kanunlarla ona ödevlerini hatırlatırlar.
Montesquieu’ya ait bu parçadan yola çıkarak filozofun ideal bir düzenin nasıl olması gerektiği ile ilgili görüşlerini tartışınız.