
4. Üç tür egemenlikten bahsedilebilir: Soya dayalı egemenlikte yönetici, meşruiyetini halktan değil kan bağı yoluyla soyundan geldiği aileden alır. Böyle bir sistemde yöneticinin kendi emir ve yasaklarını halka dayat ması, egemenliğinin bir göstergesidir. Karizmatik egemenlik, gözü peklik, yönetme ve öngörü kabiliyeti gibi özellikleri ile başkalarına göre üstün vasıflı bir kişinin yönetimini meşru kabul etmektir. Böyle bir yönetimde de karizma sahibi egemenin karar ve uygulamaları eleştiriden muaftır. Hukuksal egemenlik ise rasyonel bir nitelik taşır. Rasyonel olarak ve rıza ile hazırlanmış olan hukuki kaidelerin geçerliliğine ve bu kaideler çerçe vesinde seçilen yönetimlerin meşruluğuna dayanır. Buna göre egemenlik kavramının anlamına değinerek siyaset felsefesinde bu problemin ele alınış şeklini açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Egemenlik, bir toplumda yasa koyma, yönetme ve karar verme gücünün kime ait olduğunu anlatır.
2. Siyaset felsefesinde egemenlik problemi meşruiyet sorusu olarak ele alınır: "Egemenlik kaynağını nereden alır, kimin yönetimi haklı ve meşrudur?"
3. Parçadaki üç tür bu soruya verilen farklı yanıtlardır: soy (kan bağı), karizma (üstün kişisel özellikler) ve hukuk (akla ve rızaya dayalı kurallar).
Cevap: Egemenlik, devlet yönetiminde en üstün buyurma ve karar verme gücüdür. Siyaset felsefesi bu gücün kaynağını ve meşruluğunu sorgular. Soya dayalı egemenlikte meşruiyet kan bağından, karizmatik egemenlikte liderin üstün niteliklerinden, hukuksal egemenlikte ise halkın rızasıyla akılcı biçimde hazırlanmış yasalardan gelir. İlk ikisinde yönetim eleştiriye kapalıdır, hukuksal egemenlik ise akla ve rızaya dayandığı için daha meşru görülür. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Önce egemenliği tanımla, sonra problemin "meşruiyet" açısından ele alındığını vurgula.