
2. Bilimin amacı yanlışa varmak değil doğruyu ortaya koymaktır. Fakat bilimsel indirgemeciliği savunan Popper’a göre mutlak doğru yoktur. Başka bir deyişle bilimsel bilgi doğru ancak sınanamayan bir içerikte sunulursa dahi onun olgusal karşılığı veya gözlemsel süreci gerçekleşemez. Ona göre yanlışlanabilirlik ilke si aslında sınanabilirlik ilkesini içermektedir. Çünkü bir ifade sınanmaya elverişli ise yanlışlanma olanağına, böylece de bilimsel olma hakkına sahiptir. Sınamaya müsait olmayan hiçbir ifade bilimde yer almamalıdır. Çünkü onun ne doğruluğu ne de yanlışlığı kontrol edilememektedir. Bu kurama ilişkin tahminlerin sınama aşamasında çıkması kuramı desteklerken çıkmaması kuramın yeniden revize edilmesini sağlar. Buna göre Popper’ın bilimsel indirgemeciliğini bilim felsefesindeki indirgemeci yaklaşımı temel ala rak açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Bilim felsefesindeki indirgemeci yaklaşım, bilimsel bilgiyi gözlem ve deneyle sınanabilen olgusal önermelere dayandırır (indirger). Sınanamayan ifadeleri bilimin dışında tutar.
2. Popper bu yaklaşımı yanlışlanabilirlik ilkesiyle sürdürür: Bir önerme yanlışlanma olanağı taşıyorsa bilimseldir.
3. Ona göre mutlak doğru yoktur. Bir kuramın tahminleri sınamada tutarsa kuram desteklenir, tutmazsa yeniden düzenlenir.
Cevap: Popper'a göre bir ifadenin bilimsel olabilmesi için gözlem ve deneyle sınanabilmesi, yani yanlışlanma olanağının bulunması gerekir. Sınanamayan, doğruluğu ya da yanlışlığı kontrol edilemeyen ifadeler bilimde yer almaz. Bilimsel kuramlar kesin doğru değildir; yanlışlanana kadar geçerli kabul edilir. Böylece bilim, yanlışları ayıklayarak ilerler. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Popper'ın ölçütü doğrulanabilirlik değil yanlışlanabilirliktir; bu iki ilkeyi karıştırma.