
4. Aşağıda Dostoyevski’nin Suç ve Ceza adlı romanından bir parça verilmiştir. Raskolnikov, bitkin bir hâlde tekrar sedire oturdu. “Ne oluyor? Acaba hâlâ sayıklıyor muyum yoksa bütün bunlar gerçek mi? Galiba gerçek… Evet hatırladım: Kaçmalı!.. Elden geldiği kadar çabuk kaçmalı… Mutlaka, mutlaka kaçmalı!.. Evet, ama nereye? Ya elbiselerim nerede? Kunduralarım yok. Kaldırmışlar. Saklamışlar!.. Anlıyorum!.. Ama işte paltom burada!.. Görmemişler!.. Allah’a şükür, işte paralar da masanın üstünde duruyor. İşte senet de burada. Paraları alıp giderim. Kendime başka bir oda tutarım. Beni bulamazlar. Ama ya şu adres bürosu? Bulurlar. Razumihin bulur. Büsbütün kaçmak daha iyi. Hepsine yuf çekip uzaklara… Amerika’ya gitmek daha iyi. Senedi de alırım. Bana orada lazım olur. Daha neler alsam acaba? Onlar beni hasta sanıyorlar. Kalkıp yürüyebileceğimi bilmiyorlar. Hah hah hah!.. Her şeyi bildiklerini gözlerinden anladım. Yalnız şu merdivenlerden bir inebilsem! Ama ya nöbetçiler, polisler varsa!” Bu parçada öne çıkan anlatım tekniğini metinden örnekler vererek açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Parçada Raskolnikov'un kafasından geçenler, kendi kendine konuşur gibi, tırnak içinde doğrudan verilmiştir.
2. Düşünceler soru cümleleri, yarım kalmış ifadeler ve ünlemlerle akar: "Ne oluyor? Acaba hâlâ sayıklıyor muyum...", "Ama ya şu adres bürosu? Bulurlar."
3. Kahraman kendi kendine soru sorup cevap veriyor; bu, iç monolog tekniğidir.
Cevap: Parçada öne çıkan anlatım tekniği iç monologdur (iç konuşma). Kahraman, kimseye seslenmeden kendi zihninden geçenleri kendi kendine konuşur gibi dile getirir. Örneğin "Kaçmalı!.. Evet, ama nereye? Ya elbiselerim nerede?" ve "Paraları alıp giderim. Kendime başka bir oda tutarım. Beni bulamazlar." cümleleri onun korku, şüphe ve kararsızlık dolu iç dünyasını doğrudan yansıtır. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: İç monologda karakter kendi kendine konuşur; karşısında başka biri olsaydı diyalog olurdu.