
2. ‟Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı hâlde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üze rinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler…” (Bakara suresi, 264. ayet) Bu ayeti “ihlas” kavramı ile ilişkilendirerek açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. İhlas, bir işi yalnızca Allah rızası için, samimi bir niyetle yapmaktır.
2. Ayette gösteriş için harcama yapan ve verdiği sadakayı başa kakıp gönül kıran kişi, üzerindeki toprağı yağmurla yıkanıp çıplak kalan kayaya benzetiliyor.
3. Yani ihlastan yoksun yapılan iyilik, dışarıdan güzel görünse de sevabı yok olur; kişi bu amelden hiçbir karşılık alamaz.
4. Buradan, ibadet ve iyiliklerin değerinin niyetteki samimiyete bağlı olduğu sonucu çıkar.
Cevap: Ayet, sadakanın riya (gösteriş), başa kakma ve gönül kırma ile boşa gideceğini anlatır. Allah katında değerli olan, ihlasla yani sadece Allah rızası gözetilerek yapılan iyiliktir; ihlas olmayan amel karşılıksız kalır. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: İhlasın zıddı riyadır; cevabında bu karşıtlığı mutlaka kur.