
1. Aşağıda Sevr Antlaşması'na karşı bazı milletvekillerinin konuşmaları verilmiştir. Nebil Efendi: ─ Boşuna yorulmuşlar. Türkiye yok deselerdi daha iyi ederlerdi. Refik Bey: ─ Biz hiçbir fert, hâkimiyetimize, istiklalimize, şerefimize aykırı olan böyle bir antlaşmayı kabul edecekler den değiliz. Bu uğurda her türlü fedakârlığı kabul ettik ve hiçbir şeyden çekinmeyeceğiz. Mustafa Necati Bey: ─ Dört harp senesinde Kafkas’ın yalçın kayalarında, Çanakkale’nin buzlu sahalarında, Mısır’ın kızgın çöl lerinde üç milyon evladını feda eden bir milleti boğazlamak demek cihana karşı, biz medeniyeti yıkıyor; biz insaniyeti yıkıyoruz, demektir. Mustafa Kemal Paşa: ─ Efendiler! Milletimizin hissiyatını tamamen tercüme eden bu heyecan ve üzüntümüzü kaybetmeden, ida mımıza hükmeden düşmanlarımıza karşı daha kararlı ve daha kuvvetli karşı koyma çarelerini düşünmek için celseyi tatil ediyorum. Bu konuşmalardan hareketle milletvekillerinin Sevr Antlaşması ile ilgili düşüncelerini değerlendiriniz.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Nebil Efendi, Sevr'in Türk milletini yok saydığını söylüyor.
2. Refik Bey, egemenliğe, bağımsızlığa ve şerefe aykırı bu antlaşmanın kabul edilmeyeceğini, her fedakârlığın yapılacağını belirtiyor.
3. Mustafa Necati Bey, savaşta büyük fedakârlık yapan bir milleti yok etmeye çalışmanın insanlığa ve medeniyete aykırı olduğunu vurguluyor.
4. Mustafa Kemal, bu üzüntüyü kararlılığa çevirip düşmana karşı daha güçlü mücadele etme çarelerinin aranmasını istiyor.
Cevap: Milletvekilleri Sevr Antlaşması'nı Türk milletinin varlığını, egemenliğini ve bağımsızlığını yok sayan, kabul edilemez bir antlaşma olarak görmüşlerdir. Antlaşmayı reddetmiş, bağımsızlık için her türlü fedakârlığa hazır olduklarını ve mücadeleye kararlılıkla devam edeceklerini ortaya koymuşlardır. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Sevr, Osmanlı yönetimince imzalanmış ama TBMM tarafından tanınmamış, hiç uygulanamamış bir antlaşmadır.