
3. Azıcık ferahladı. Sezdiğini düşünmeye başladı. Bu; tabiatın, ilmin, irfanın ötesinde bir hakikatti. Evet, işte “Kızılelma.” … Ne olduğunu sanki biliyor fakat söyleyemiyordu. Hâlbuki vezirler, kazaskerler, beylerbeyi… Hayır, hiçbir şey sezmiyorlardı. Birisinin lafı ötekininkine uymuyordu. Kimi Çin, kimi Hint, kimi Sint, kimi Viyana, kimi Roma, diyordu. Kızılelma bunlardan hiçbiri değildi! İçinden: — Belki hepsinden daha kıymetli bir yer, dedi. Bu parçanın anlatıcısı ve bakış açısını yazınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Anlatıcı olayların içinde değildir; fiiller üçüncü kişiyle çekimlenmiştir: "ferahladı", "başladı", "söyleyemiyordu".
2. Anlatıcı kahramanın sezdiklerini, düşüncelerini ve içinden söylediklerini ("İçinden: — Belki hepsinden daha kıymetli bir yer, dedi.") bilmektedir.
3. Kahramanın iç dünyasını bilen anlatıcı, her şeyi bilen (ilahi) anlatıcıdır.
Cevap: Anlatıcı: Üçüncü kişi (o) anlatıcı. Bakış açısı: İlahi (hâkim, tanrısal) bakış açısı. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Üçüncü kişi anlatıcı, karakterin iç dünyasını bilmiyor ve sadece görüleni anlatıyor olsaydı gözlemci bakış açısı olurdu.