
1. Osmanlı Devleti adına Mondros Ateşkes Anlaşması’nı imzalayan Bahriye Nazırı Rauf Bey düzenlediği basın toplantısında şunları söylemiştir: “İmzaladığımız mütareke sonucunda devletimizin bağımsızlığı, saltanatımızın hukuku bütünüyle korunmuştur. Bu mütareke, galip ile mağlup arasında yapılan bir mütareke değil, belki savaş durumundan çıkmak isteyen, denk iki kuvvet arasında yapılabilecek bir savaşmaya son vermek niteliğindedir. Sizi temin ederim ki İstanbul’umuza bir tek düşman askeri çıkmayacaktır. Doğal olarak birkaç subay şurada burada görülebilecektir. Evet, yaptığımız mütareke umudumuzun üstündedir. Yalnız şurası önemli ki memleketimizde asayişi korumalıyız. Aksi olursa her şeyi kaybetmek tehlikesi vardır.” Bu konuşmaya göre Rauf Bey, memleketimizde asayişin korunmasını neden istemektedir? Açıklayınız.
✅ Cevap ve adım adım çözüm
1. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın bazı maddeleri (7. ve 24. maddeler) İtilaf Devletleri'ne, güvenliklerini tehdit eden bir durum ya da karışıklık çıkması hâlinde istedikleri yeri işgal etme hakkı veriyordu.
2. Rauf Bey, "Aksi olursa her şeyi kaybetmek tehlikesi vardır" diyerek bu maddelere işaret ediyor.
3. Yani asayiş bozulursa İtilaf Devletleri bunu bahane edip Osmanlı topraklarını işgal edebilirdi.
Cevap: Rauf Bey, asayişin bozulması hâlinde İtilaf Devletleri'nin Mondros'un 7. maddesine dayanarak (güvenliklerinin tehdit edildiği gerekçesiyle) Osmanlı topraklarını işgal etmesinden çekindiği için asayişin korunmasını istemektedir. Benzer ifadeler de doğru kabul edilir.
Dikkat: Mondros'un 7. maddesi, İtilaf Devletleri'ne Anadolu'nun tamamını işgal etme imkânı veren en tehlikeli maddedir.